15 Eylül 2014 Pazartesi

Kedersizleştirilemeyenler

Kederin elimden alınmasına üzülecek kadar çürümüşüm zaman içerisinde.
Yine de dilimdeki acı tortular duygularımı henüz terketmiş değil.

Birşeyler karalamadığım zamanlarda aklımın zincire vurulduğunu hissediyorum.
Bunun ne demek olduğunu bilir misin diye soracaksanız hiç zahmet etmeyin, şairden daha iyi bildiğimi her gece zihnimde kurduğum çilingir sofrası kulağınıza fısıldayabilir.

Neden kederin bir özgürlük sembolü olduğu kanısına varamıyoruz?
Onun kadar hakiki birşey var mı insanı titreten? Yağmur damlalarını saymazsak, belki ölüm.

Her insanın kendi leşleri vardır elbet. Sanırım esas olan onları gömebilmek. 

Cansever ölülerini gömebildi mi sahiden?

Belki gömebilseydi bugün adını biliyor olmazdık. 

Her şair biraz yalancıdır.

Ama onlar, aslında sen ve onlar, yani siz, bilmiyordunuz.

Bakma böyle dediğime, ben de bilmiyordum.

Her an kapıyı kırabilirler.