"seslerini duyar gibiyim,
yüzlerini görür gibiyim"
"onlar, uzaktan seni seyredenler şimdi maskelerinin ardında keyiften çatlıyorlar
düş kırıklıkları seni öldürürken yanındakileri gıdıklıyor."
"ben onunla eskisi gibi olacağımızı düşünmüştüm.
olmadık. olamadık. olamıyoruz."
"kafamda lacrimosa, ölümü düşlüyorum."
"yine mi?"
"ne zaman çıktı ki aklımdan,
ilaçlara başladığımdan beri mi?"
"o yeşil haplar yalnızca doktorların ceplerini doldurmak için.
ne sen ölümü unuttun ne de o seni.
"ve biliyor musun ömür boyu ondan kurtulamayacaksın."
"çocuğum olunca da mı?"
"bu konuyu boşver.
en yakınların ölmeye başlayacaklar.
aklından geçenleri biliyorum."
"onlar da biliyorlar mıdır dersin?"
"onları bilmem ama o biliyor."
"o kim?"
"denizdeki."
"sesimi duyuyor mudur?"
"sen sustuğunda bile."
"özgürlüğü özlüyorum. hiçbir şeyin farkında olmadığım zamanları."
"geri dönüş yok, biliyorsun."
"yazarken kendimi piyano çalıyor gibi hissediyorum.
belki artık notalara basmamamın sebebi bu."
"mazeretler... üstüne yok!"
"herkes oradaydı.
bir o yoktu.
bekledim. gelmedi. neredeydi bilmiyorum.
oysaki ben onu çok özlemiştim.
ona olan düşkünlüğümün farkındaydı herkes.
tek isteğim, senelerce hayal ettiğim o danstı.
ama o, ona en çok ihtiyacım olan zamanda yanımda değildi."
"buna şarşırmamalısın. sen ve o, aynı kanı taşısanız da, farklısınız."
"ona anlattıklarımı anlamıyor.
okuduğum şiirlerden haz almıyor.
fransızcayı da bırakacaktır zamanla.
bana yazdığı mektupları unutur.
...
şarkıların anlamı yok.
yanındayken ağlayamıyorum.
herşeyi deliliğe vuruyor.
kederi yaşamıyor, bana da yaşatmıyor.
yaşatmıyor."
