11 Ocak 2015 Pazar

Venüs'e En Yakın Gezegen

Kalbim pimi çekilmiş bir el bombası gibi, Venüs'e en yakın gezegeni arıyorum zihnimin kaygan yokuşunda. Geçiyorum her birinizin karanlık gölgesinden - dayanıyor gibiyim gözlerinizin altındaki morluklara - ve sormadan bir adım daha ileri atmıyorum; devam ediyor mu kahkahalarınız bir asker selamında zorla yan yana dizilen beş parmak tadında?

Ne kadar da içtensiniz yazdıklarınızda veya ne kadar doğru, öptüğünüz yabancı izlerle mayın döşenmiş şarap kokulu dudaklarda? Sahi, hangi dili konuşuyorsunuz siz arka bahçede bir kaplumbağanın sert kabuğunun üzerinde sevişirken? Mutsuzluğu kendinize rütbe mi bellediniz ki yükseliyorsunuz kadeh tokuşturdukça?

Kanlı bir düelloya davet eder bakışlarınızın ortasında duruyor çocukluğum. Yargılıyorsunuz ve sırt çeviriyorsunuz büyümenin de büyümeden ölmenin de kader deyip geçildiği bir dünyada.

Yağmur başladı, şimdi en güzel vaktidir şiir yazmanın mikroskobik parmaklarla. Kalem, defter, elimde ne varsa hepsini bırakıyorum arkamda. Harflerden kurduğum sofraya son kez davet ediyorum eldivensiz dokunamadığınız parmaklarımla.

Size kusursuz bir resmi geçit göstermek isterdim kuşkusuz - askerlerimi pataklayacağınızı bile bile - şimdi karşınızda oturmuş bakıyorum boyalı gözlerinize. Neydi size siyahı huy edinmeyi sevdiren, mavinin hükmettiği bu koca sahilde?

Kalemim de defterim de sizin olsun, aklım bana yettikçe - farketmiyorsunuz fakat - kar yağıyor Venüs'e en yakın gezegene, kapalı kapılar harbinde.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder